Dönüyorum...Düşselliğinden gerçekliğime, kendime kendimle olan benliğime yeniden. Yaşıyorum anlamsız bir hayatı, tüm gelgitlerimi geride bırakıyorum. Anlamı yok artık geçmişimin ne geleceğimin, bir yerinde tüketiyor beni...
Uzun bir suskunluk ardından Dudaklarımdan kayıp giden senli cümlelerim ve gözünden süzülüp gamzeni şahit tutan bir damla yaşınla Dökülen mutluluk ellerine.. Deniz kokulu… Uçurtmalar yaptık...
*Yalnızlığa gömüldüğün bir akşamda, güneşin geç doğduğu soğuk bir sabahta özlediğinde ve ağladığında sıcak bir ele hasret kaldığında beni hatırla hep seninleyim…Dünyadaki en güzel seyi...
Ömrümüz katlanırdı, eksilen zamana inat, yıllarca.. Olmadı, maalesef olmadı... Ötekiler var ya, hani seni, hani beni, hani bizi, bizden çok seven ötekiler, bırakmadılar bizi.... şimdi...
Yalancı baharı yaşıyorum yüreğimde bir ikilem içindeyim, anlatılmaz bir yanım, çöl sıcağında suya hasret öbür yanımı sorma; sanki kıyamet bir çift zeytin karası gözde, kayboldunuz...
AĞLADIĞIMDA MENDİLİM OL! Dün yine gökyüzünün masmavi görkemi ve hayalini çizdiğim bembeyaz bulutlarının altında seni bekledim. Uzaklarda gülümseyen gökkuşağının renkleri içinde...
Biz yalnızca izdüşümleriyiz yüzümüze tutulan sırları dökük aynanın Küflü gülümsemeli,kuş gagalı başka birileri gidecekleri yere varamadan tek tek dökülüyor bu yolculukta... Babil'in asma bahçelerinde iki kız yarayordu.Biri...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,kanatlarının çırpındığı kadar,hafif kalbinin attığı kadar canlısın;gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç,sevdiklerin kadar iyisin,nefret ettiklerin kadar kötü,ne renk olursa kaşın gözün kaşındakinin...